“-Beni seviyor musun?- Kördüğüm gibi”

Şimdi sen bu cümlelere kitap yazarsın demiştin ya, işte o güzel cümlenin ilk satırları. Sana dair, senin adına yazılmış birkaç cümle. “Senin kurduğun cümlenin yanında ne kalır” derim, “abartma” dersin. Ama bilirsin beni seni abartarak sevdim.

[4]142200810336_2361

Hz. Ayşe, Peygamber efendimize her defasında aynı soruyu sorar ve hep aynı cevabı alırmış…

Hz. Ayşe: “Beni seviyor musunuz?”

Peygamber Efendimiz: “Kördüğüm gibi”

O’na bu güzel hikayeyi anlattım. Sonra bende O’na aynı soruyu sordum. Cevabını duymaktan korka korka sordum. Herşeye rağmen bu soruyu sorarken iyi birşeyler duymayacağımı biliyordum. Peki ya ne cevap verse dersiniz; “Ben de Peygamber efendimiz gibi düşünüyorum”

Şaka mı bu şimdi?

Kördüğüm yani…

Ama nasıl bir kördüğüm.

Aşık mı, değil mi?

Bu soruyu bile zor sorarken yeni bir soru sorma cesaretini daha buldum.

İtiraf edeyim ben de aynı şeyi düşündüm…

Ve asıl beni şaşırtan, mutlu eden, huzur veren öyle bir cümle kurdu ki;

“Sen sanırım benim olmak istediğim kişisin. Ondan kopamıyoruz birbirimizden”

Yıllar oldu ama ne yalan söyleyeyim hiç umudum yoktu.

Beklentiye girersem üzülürdüm, incinirdim…

Ben senin adını Aşk koydum,

Ben senin adını kördüğüm koydum.

Ve ben senden istesemde istemesemde kopamadım, kopmak istemedim.

Ey huzur,

Ey mutluluk,

Ey aşk…

Yüzümdeki gülümsemem, sebebimsin.

Hep dediğim gibi “iyi ki varsın”

Ve hep benimle ol olur mu?

 

About Şeyda Elif GÜVEN