Halojensiz aşklara…

Seni sevdim,

Çok sevdim,

images

 

Belki de alışkanlıktı bu.

Yokluğunda bir ampülü değiştirmeyi beceremeyecek kadar çok bağlıydım sana.

Aslında suç biraz sendeydi.

Kim dedi sana halojenli ampülü olan bir masa lambası al diye.

Şimdi sen yoksun, halojenli ampül de bulamıyorum, seni arayıp bu ampülü nereden bulabileceğimi de soramıyorum. Hayır o kadar ampül içerisinde halojenli ampül almak niye?

Bir ampülü değiştiremeyecek kadar aciz miyim?

Tabi ki değilim.

Sadece sana çok alışmışım.

Halojenli ampülü sen bulursun, dosyayı hazırlamama sen yardım edersin, doktora sen götürürsün, en kötü günümde yanımda sen olursun…

Sen aslında hep yanımda olurdun.

Ben ise hep yalnız…

Çeşmenin başında susuzluktan ölüyorum, haberin yok.

Ben aslında yıllardır susuzum.

Belki güçlü kadın olmaktan,

belki güzellikten,

belki inatçılıktan,

vs vs …

Belkiler kadar keşkeler biriktirmektende olabilir.

Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık derken bir keşke,

Tüm bunları yaşamasak iyiydi de bir keşke,

Ama seni sevdiğim bir “keşke” değil…

İyi ki varsın,

İyi ki sevmişim,

İyi ki….

Keşkesiz hayatım olmadığı gibi belki birgün sen de “iyi ki varsın” dersin…

“İyi ki varsın” değil de “İyi ki seni sevmişim” deyip hayatı birlikte geçirebilmekte marifet.

İyi ki sevmişim diyebilmek umuduyla mı demeli sensiz halojenli lambayı pekala takabiliyorum mu demeli?

Halojenli lamba dedikleri çokta önemli olmasa gerek.

O zaman ya halojenli lambayı bulmalı ya da halojensiz lambayla çalışan bir masa lambası almalı…

*Nasıl bir gecede nasıl bir kafayla yazdığımı bilmediğim ama halının altına attığım duygularla yazdım bu satırları.

 

About Şeyda Elif GÜVEN