Ütopik aşk benimkisi

Herkes için ütopik gelebilir ama benim için adı aşk. Hayal kurduğumu düşünmeyin lütfen. Hayaller bizi aşka daha da yaklaştırır. Ütopik bir aşk benimkisi diyemeyecek kadar mütevazi bir hayal benimkisi. 

fotoğraf

Eskiden birlikte kitap okuma saatleri yapabildiğim, okuduğumuz kitaplar üzerine saatlerce konuşabildiğim bir sevgili istiyorum derdim. “Kitap okuyan erkek olmaz” derler ve bana ‘yakışıklısını bulursan şükret’ diyenler olurdu.

Erkekte genel kültür olsun, tiyatroya gitsin, şiirler okusun derdim ‘o dediğin kitaplarda, filmlerde olur’ diyerek hayalimi ütopik bulanlar olurdu.

Dans etsin, jazz dinlesin derdim. Dans hadi neyse de jazz dinleyen bir erkeği bulmak zor oluyor. Dinleyenden çok senin dinlediğin müziğe saygı duyanı bulmak daha önemli olduğunu düşünmeye başlıyorsun zamanla.

Jazz sevmez ama saygı gösterirdi. Farklı müzikleri sayesinde keşfettiğim doğrudur. Çok iyi dans ettiğini duymuş ama kendisiyle dans edememiştim. Hiç sinemaya gidemedik mesela. Ama bol bol sohbet ettik. Herşeyi konuşabilmek güzeldi.

Bunları az buçuk yapabileni bulduğumda şükür deyip aşık oldum. Kitap okuyor, genel kültürü iyi, film izlemeyi vs seviyor. Böylesini bu bölgede bulmak evet çok zordu. Belki de bu yüzden bu adamdan bu kadar çok etkilenmiştim.

Oldum dediğime bakmayın yanıldığımı çok sonra farkettim. Genel kültürle, dans etmekle iş bitmiyormuş çünkü. Seninle dans etmeye cesareti olmayan biri olmadığını anladığında ‘olsun, herşey güzeldi, pişman değilim’ diyorsun ve konuyu kapatıyorsun.

Cesaret… Evet, aşkta biraz da cesaret gerekiyordu. Biz de olmayan şey.

Bir taraftan biri çok sevince cesarette bulunan tek bir taraf oluyor. Ve tek taraflı sevgi yetmediği gibi tek taraflı cesarette yetmiyor.

“Hayırlısı….”

Bana Allah yeter demenin başka bir versiyonu.

Pişman mıyım?

Hayır.

Sevdim, güzellikler biriktirdim ve bitti. Olaya sadece bu açıdan bakıyorum.

Şimdi…
İlginç şeyler oluyor ve ben şaşırıyorum…
O zaman ne diyelim: Hayırlısı…

About Şeyda Elif GÜVEN