Atkı bitmedi, ama aşk bitti

Böyle sevgilimiz oldu da biz mi atkı yapmadık :)

Böyle sevgilimiz oldu da biz mi atkı yapmadık :)

Velhasılı kelam, atkı gibi yarım kalmıştı aşkımız. Sonsuz aşkların olmadığı hayatımda biten atkılarımda olmadı diyebilirim.

Yün işiyle aram yoktur. İyi yemek yaparım, elimden her iş gelir ama örgü konusunda maalesef yeteneksizim. Daha doğrusu çok meraklı değilim. Tarzım değil de diyebilirim. (Yapamıyorum diyemiyorum 40 bahane buldum anlayın işte)

Bir dönem Esin, ben ve Aysun beraber kalıyoruz. Ev arkadaşlığı dönemimiz yani. Aysun ve Esin sürekli yün alıp atkılar yapıyorlar. Sadece yün de almıyorlar, örgü eki veren gazeteleride alıyorlar. “Kim alır bu ekleri” dediğimiz o ekleri Esin alıyordu. Öyle hızlı ve güzel de yapıyorlar ki görmelisiniz. Konu komşuya bile yapmışlardı. Haroşe maroşe bir de bu örgü teknikleri var, şimdi bile hatırlamıyorum nasıl olduklarını. Gazetenin ekinden çıkan acayip bağlamalı, şekilli atkılar falan. Ev öğrenci evi değil, annemin evi mibarek. Rengarenk, çeşit çeşit atkılar yapıyorlar. Komşulular, sevgililer derken epey atkı yaptılar o dönem. (Şimdi yapıyorlar mı acaba? )

Tabi en sonunda ben de bu furyaya katılayım dedim. Gaza geldim ve şiş, yün vs aldım. Hayır daha ilmek atmayı bilmiyorum sevgilime atkı yapacağım sözde. Önce bir kendine yap, bak bakalım oluyor mu?  Ne demeye sevgilime atkı yapmaya çalışıyorsam. Bu arada elim öyle sıkı ki arada Esin eline alır işlemeye çalışır, atkının ağzı yüzü bir yana kayınca anlarım eline aldığını başlarım homurdanmaya. “Ben yapacağım” diye. Yapamıyorsun işte, ne uğraşıyorsun değil mi? Benim sevgilime atkı yapmaya çalıştığım dönemde annem de ilginç bağlamalı atkılardan yapıp bana ve Aysun’a yolluyordu. Kendinden bağlamalı, güle benzeyen birşeyler falan vardı. Ev arkadaşlarım, annem derken bir ben “yeteneksiz” oldum iyi mi?

Tabi ben atkı yapmayı öğreneyim, bitireyim diyene kadar çocuktan ayrıldık. Ayrılık sebebimizin bir atkı bile yapmamış olmam değil tabi ki. Kış da bitmişti zaten.

Atkı bitmedi, kış bitti.

Atkı bitmedi, aşk bitti.

Velhasılı kelam, atkı gibi yarım kalmıştı aşkımız. Sonsuz aşkların olmadığı hayatımda biten atkılarımda olmadı diyebilirim. (Sonsuz aşk olayı sadece bana özgü değil bunu hatırlatayım. Neticede 17 yıl birlikte olan Sertap Erener ve Demir Demirkan aşkı da bitti.)

Ya aslında hazır yapılmışı varken ne demeye uğraşıyorlardı anlamıyorum. Çünkü farkeden birşey olmuyor. Sen emek verip atkı yapsanda, gidip mağazadan alsanda o aşk birgün bitiyor. Takılmamak lazım böyle şeylere. Hazır yapılmış bir sevgili bulamayız ama hazır atkıyı her yerde bulabiliriz. Zaten babannemin bir lafı vardır; “iş bilmez avrat hasa geçer” diye. :)

About Şeyda Elif GÜVEN