Handan

Kitabın arka kapağında yazan “Yalnız bir kadın güçlü olabilir miydi?” sorusu  “Evet olabilirdi” dedirterek bu kitabı almamda etkili oldu.

Screen Shot 2015-02-15 at 18.10.35

Ayşe Kulin’in Handan adlı romanının kapak yazısı kadar kapak fotoğrafı da beni etkilemişti. Güçlü olmaya çalışan bir kadının iki karakteri ya da geçmişle bugün arasında yaşayan güçlü bir kadını anlatıyor sanırım diye düşünmüştüm. Merakımdan aldığım bu kitap beni biraz hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Halide Edip Adıvar’ın Handan adlı eserinden etikelenerek torununun adını da Handan koyan bir babaanneyle başlıyor kitap. Birbirlerinin hayatlarının benzediğini düşünen Handan, 18 yaşında ona hediye edilen ama yıllar sonra okumaya karar verdiği kitabın karakteriyle bir otel odasında yüzleşir. Biraz da kendiyle yüzleşmedir bu. Başlarda gerçekten merakla sayfaları okurken sonrasında yazarın hikayeden koptuğunu düşünüyorum. Yıllar sonra sevdiği adamın aslında erkeklere zaafı olduğunu öğrenmesi, Amerika’ya gitmesi, Gezi olayları… Açıkçası yeğenini alıp Türkiye’ye döndüğünde daha farklı şeyler yaşayan bir karakterle karşılaşmayı bekliyordum. Çünkü Gezi olayları bu olayların arasına sıkıştırılmış bir hikaye gibi olmuş. Peki ya kafasını dinlemeye gittiği tatil köyünde eski sevgilisinin kızıyla karşılaşması. Heyecanla başlayan kitap bambaşka bir hal aldı diyebilirim. Ayşe Kulin’in birçok kitabını okumuşumdur. Handan, bir Adı Aylin, bir Sevdalinka etkisi oluşturamadı bende. Bu iki kitabının bende bıraktığı etki hala üzerimdeyken Handan cılız kaldı.

Benim Handan konusunda fikrim kısaca bu. Benim bulamadığımı belki siz bulursunuz.

About Şeyda Elif GÜVEN