Bir pazar güncesi

1zeze

Gözlerim yanıyor, kalbim acıyor…

Sabah kendime filtre kahve yaptım. Yanında da bayram kömbesi. Bizim oralardan. Bir pazar kahvaltısını böyle geçiştirmek istedi nedense canım. Kuaföre gitmeliydim biran önce. Yok düğüne falan gitmiyorum. Sadece geçen hafta yaptırdığım kesimi beğenmediğim için yenisine ihtiyacım vardı. Her sabah kalktığımda kendimi aynada çirkin görmeye tahammül edemediğimden yani. Şimdi kendimi daha iyi hissediyorum. Nadir’in bana yaptığı ilk kesime döndü saçlarım. Epey kısa. Güya yaza kadar uzatacaktım. Uzun saça tahammül edemez oldum resmen. Biraz da iyi hissetmek derdim. Home office çalışan biri için abartmış olabilirim. Ama benim tek derdim “iyi hissetmek”.

Bir sonraki adım sinema.

“İftarlık Gazoz” diyor herkes. Neymiş bir de ben gideyim bakayım bu Ege filmine dedim. Film güzeldi. Öyle ki “Cemalim Cemalim aslan Cemalim” diye türkü başladı, benim gözümden yaşlar süzülmeye başladı. Gözler şiş bir şekilde filmden çıktım ve biraz kitap okuyayım dedim. Ameliyattı, cenazeydi diye incecik kitabı bitirememiştim. Zülfü Livaneli’nin Engereğin Gözü adlı kitabından bahsediyorum. Sil baştan yapıp kitabın başına geldim. Kahvem ve kitabım. Yeter bu kadar entellik deyip eve döneyim birkaç birşey yapayım dedim. Şuan yaptığım yazmak gibi. Bu sefer çevre yolundan gelmek istemedim. Aksine trafiğe girmek, biraz deniz havası almaktı niyetim. Radarın olduğu yolda hızda yapamayacağıma göre ağır ağır evime geleyim dedim. Her zamanki gibi radyom bangır bangır bağırıyor.

Ve sonra İki gündür ruhunu dinlendirmek adına yaptığın herşey çıkan bir şarkıyla uçup gitsin. Filmde yeteri kadar ağladığımı sanıyordum. Ama tüm bu yaşadıklarımı darmadağınık etmek için bir şarkı yetti.

Candan Erçetin’in Bahar şarkısını dinlediğinizde içiniz kıpır kıpır oluyor değil mi? Aynı sanatçının “Kırık kalpler durağında inecek var” demesi de bir o kadar dağıtıyor insanı. “Ah bu şarkıların gözü kör olsun” diye boşa demiyor bir başka sanatçımız. Günlerdir sen kendini kandır dur. Biri gelsin, sana iki söz söylesin ve senin iyi olmak adına yaptığın herşey anlamını yitirsin.

Ben aslında epey zamandır yazmak istiyorum. Kalbimin sıkışmasını, nefesimin daralmasını, anlamsız gelen herşeyi. Şimdi oturup yazayım desem olmayacak. Bazı şeyler yazarken de acı veriyor.

Gözlerim yanıyor, kalbim acıyor…

Kendine iyi bak deme, derler saçma

Kendime bakarım elbet, sen hiç korkma diyen de Candan değil mi?

Ben mi?

Kendime iyi baktığımı sanıyormuşum, siz de öyle bilin.

 

About Şeyda Elif GÜVEN