Notice: Undefined offset: 0 in C:\vhosts\sevgilihayyam.com\httpdocs\wp-includes\capabilities.php on line 1106

Üşüyorum…


Notice: Undefined index: autoshow in C:\vhosts\sevgilihayyam.com\httpdocs\wp-content\plugins\wp-favorite-posts\wp-favorite-posts.php on line 442

Notice: Undefined index: autoshow in C:\vhosts\sevgilihayyam.com\httpdocs\wp-content\plugins\wp-favorite-posts\wp-favorite-posts.php on line 442

Hele birde eline sinen acı biberi unutup gözünü kaşıdıysan,
ve gözlerin yandıysa, gözünden yaş geliyor.

Hastayken mi fark ediyor insan yalnızlığı?

Yoksa hasta olduğu için mi bu kadar duygusallaşıyor?

Iki odalı bir evde küçük bir sehpanın üzerinde yemek yemek mi kötü, yoksa hastalığını kendi kendine yenmeye çalışmak mı?

Candan Erçetin’in bir şarkısı var:

“Kendine iyi bak deme

Derler saçma

Kendime bakarım elbet

Sen hiç korkma

Kendine kalıyor insan

Eninde sonunda…”

Kendi kendime kaldım. Kendi kendimi iyileştirmeye çalışıyorum. Aslına bakılırsa öyle abartılacak birşeyde yok. Altı üstü “grip”. Ama gözümde o kadar büyüttüm ki. Kaptırıyoruz kendimizi işe güce. Aklımıza bile gelmiyor etrafımız ne kadar kalabalık olursa olsun, kendi kendimize yettiğimiz. Herşeye rağmen kendi hastalığımızı kendimizin iyileştirdiğimizi sonradan anlıyoruz.Yada gerçeklerle yüzleşiyoruz diyelim.

Peki ne bu gerçekler?

Bir: Hiç bilmediğin (hoş biraz öğrendim ama) bir şehirde, dostların yoksa üşüyorsun. Hem de çok üşüyorsun. Sevgilin yoksa, donuyorsun.

İki: Ne yaparsan yap, kendi kendine yetiyorsun.

Kısacası “yalnızsın”.

Aslına bakarsan hastalık değil, sehpada yenilen yemek de değil, yalnız olmak seni üzüyor.

Hele birde eline sinen acı biberi unutup gözünü kaşıdıysan, ve gözlerin yandıysa, gözünden yaş geliyor.

About Şeyda Elif GÜVEN