“Geç bulduk ama bulduk birbirimizi”

 

“Dejavu” diyeceğimiz sahnelerin olduğu “Beni Unutma” filmini izledikten sonra hayatınıza giren kötü insanları unutup, sadece iyi insanları hatırlamak isteyeceksiniz. Adını unutmaktan korktuğunuz aşkınızı yada yaşadıklarınızı şimdi tekrar etme zamanı. Biz seninle bir gün…

İki hafta üst üste sinemaya gittim ve ikisinde de Türk filmi izledim. Biri “Beni Unutma”, diğeri ise “Dedemin İnsanları”.

Dedemin İnsanları’nı seyredip çıktıktan sonra “Her ne kadar Amerikan filmleri ünlü olsada bizdeki filmlerde olan duyguyu bulamıyorum” şeklinde bir yorum yaptım yanımdakilere. Ne derlerse desinler Türk sineması yabana atılmamalı.

Gelelim filmlere. İlk filmimiz “Beni Unutma”.

“Bir insanın bir insana aşık olması saniyenin 5′te birinde oluyormuş biliyor musun?”

Özer Kızıltan’ın yönettiği romantik filmde Mert Fırat, Kenan Ece, Ünal Siver, Aliye Uzunatağan gibi isimler var. Film adını “Unutma beni” çiçeğinden alıyor. Olcay ve Sinan’ın hayatı bir akşam bir barda kesişir. Ne tesadüftür ki ikiside hayatını yeniden kuracaktır. Olcay, ciddi düşündüğü bir ilişkiye aldatıldığı için son verir, Sinan aslında evlenmek istediği kadının Ebru olmadığını anlar. Olcay’ın aldatıldığını gözleriyle görmesi ne yazık ki sevgilisi için süpriz hazırlığı yaparken olur. Sinan ise evlilik için mobilya alışverişinde kayınvalidesinin herşeye karışması son nokta olur ve o an, orada ayrılmak istediğini söyler. Olcay yakın arkadaşıyla barda otururken, Sinan’da masada arkadaşlarına evlilik tövbesi yapmaktadır. Ve Olcay’ı görür.

“Anlamadan, dinlemeden konuşuyorlar. Hatta kendi hayatlarından öyle umudu kesmişler ki artık kimsenin kimseyi de sevmediğini söylüyorlar.”

Bu sahneden sonra herşey çok hızlı gelişir evlenirler, çocukları olur, gayet mutlu bir hayatları vardır. Taa ki Olcay’ın aşırı sinirli olması ve olur olmadık yerlerde verdiği tepkilere kadar. Nedeninin psikolojik olmadığı ve unutkanlık hastalığına yakalandığı anlaşılan Olcay için yapacak birşey yoktur. Çünkü bu hastalığın tedavisi yok. Zamanla herşeyi unutan Olcay, Sinan’ı değil, O’nu aldatan Hakan’ı hatırlar ve Hakan’ın evıne gider. İki erkekte Olcay’ın iyiliği için çaba sarfederler ama nafile. Olcay hayatını kaybettikten sonra henüz herşeyi unutmaya başlamadan evvel bir videonun karşısına geçip konuşur. O videoyu izlerken ben göz yaşlarımı tutamadım. Sanırım sizde tutamayacaksınız. Şimdi düşünüyorumda bize acı çektirenleri hiç unutmuyoruz, her ne kadar unutmak için çaba sarfetsekte. Fakat mutlu olduğumuz, bize iyi davranan insanları ise yavaş yavaş unutuyoruz. Aslında unutmaktan korkarcasına tekrarlamamız gerekenler o iyi insanlar. Kötü, bizi mutsuz edenler değil.

“Geç bulduk ama bulduk birbirimizi”

“Dejavu” diyeceğimiz sahnelerin olduğu “Beni Unutma” filmini izledikten sonra hayatınıza giren kötü insanları unutup, sadece iyi insanları hatırlamak isteyeceksiniz. Adını unutmaktan korktuğunuz aşkınızı yada yaşadıklarınızı şimdi tekrar etme zamanı. Biz seninle bir gün…

Sinan’ın bedduasını aldığını düşündüğü Ebru var birde. Sinan birgün beddua edip etmediğini bile soruyor. Bu sahnede pek tanıdık geldi bana. Benim hayatımda daha önce karşılaştığım bu sahneyi dönem dönem sizlerde yaşıyorsunuzdur. Herşyin olumsuz olduğu, tam mutluluk kelebekleri etrafınızda uçuşurken birşey oluverir, anlam veremediğiniz. Herşey tersine döner, kelebek falan kalmaz etrafınızda. O zaman düşünürsünüz “ya ben kimin ahını aldım” diye. Bu da ona benziyor. Kimseye şuana kadar ah etmesemde bu sahneyi gördüğümde “dejavu” demedim değil hani.

Canım aşk filmi izlemek istiyor diyorsanız yada sevgiliyle gidilecek bir film arıyorsanız bu filmi bir yere not edin.

*Dedemin İnsanları’nı bir başka akşam yazacağım.

** “En fazla ne kadar sevebilirsin” diyen bu filmin fragmanı için tıklayabilirsiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=y8b96QErBXY

About Şeyda Elif GÜVEN