KİM BU KADIN?

Picasso “Kimsen O ol” diyor. Ben de gördüğünüz gibi biriyim aslında. Farklı bir Şeyda Elif Güven yok. İkizler kadınının dengesizliği, tutkusu, çalışkanlığı, çok yönlülüğü…

Ablam Kız Meslek Lisesi’nde okudu ben Anadolu İmam Hatip’te. Aslında ben Kız Meslek’te okumalıymışım diyoruz. Öyle ki İmam Hatip mezununa yakışır bir hayatı yaşayan o. Ben ise sadece istediğimi yapan, biraz başına buyruk oldum. Ailenin ayrık otu olsam da o otu söküp köküne baktığınızda köklerimin sağlamlığını görebilirsiniz.

Hayatta ne istediysem yaptım. “Yeterki iste” cümlesine örnek hayatımı gösterebiliriz.

Önce gazeteci olacağım dedim. Yazdım, konuştum.

Sonra Pazarlama yapacağım dedim, reklamlar,metinler, satış becerilerinde kendimi geliştirdim.

Sonra tasarım yapacağım dedim ve şimdilerde halı tasarlamaya çalışıyorum. Henüz “harika” denilecek halılar tasarlamıyorum. Ama yaptığım işin en güzelini yapmak için elimden geleni yapmaya özen gösteriyorum. Ve bu işi yaparken önceki tüm deneyimlerimden faydalanıyorum.

İnsanın tek düze hayatı olmamalı. Yeni insanlar tanımalı, yeni şeyler öğrenmeli ve en önemlisi nerede mutluysa, nasıl mutluysa öyle yaşamalı. Mutlu olmadığın yerde durmamalısın derim herkese. Kendime de aynı şeyi dediğim için Hatay’da doğdum, Eskişehir’de öğrendim, Adana’da silkelendim, Gaziantep’te küllerimden yeniden doğdum diye anlatırım nerelisin diyenlere. Şimdi ise İzmir’de sevdiğim bir şehirde, sevdiğim bir işi yapıyorum. Yıllarca kendi işimi yapmam gerektiğini söyleyen eski sevgilimin dediğini 31 yaşında yapmaya karar verdim ve kendi markamı, Elif Konsept’i kurdum. Hangi işe girsem “bakalım burada ne zaman miladımı dolduracağım” derdim. Şimdi ise emekleme aşamasındaki bebeğimi, Elif Konsept’i nasıl büyütürüm diye düşünüyorum. 31′inde patroniçe olurken sevdiğim gibi, istediğim gibi bir yol belirledim kendime. Sosyal baskıları bir kenara bırakıp.

“O ne demiş” sözlerine takılıp yaşayan biri olmadım hiçbir zaman. Ama son dönemde Gaziantep’in beni boğduğunu düşünüyordum. 5 yılımı geçirdiğim, küllerimden doğduğum şehirden ayrılırken sadece kırgındım. Kırgın olduğum şehirden güzel dostlar edindim. Şimdi o dostlar için arada gidip gelirim.

“Sen İzmir kadınısın” dediler yıllarca. Ne demek istediklerini bu şehirde yaşamaya başladığımda anladım. Yaptığım iş İstanbul’da çok güzel gidecek, büyüyecek bir iş. Bunun farkındayım. Ama ben sadece mutlu olduğum işi, mutlu olduğum şehirde yapmak istiyorum. Hiçbir zaman çok param olsum diye düşünmedim.

Yazmak, fotoğraf çekmek, gezmek, dijital medya,kitap,kahve ve tasarım…

İşte benim özelliklerim. Beni tanımaya çalışmak için özel bir çaba sarfetmenize gerek yok aslında. Sadece beni anlayın yeter. Ve daha da önemlisi beni ben olduğum için sevin. Çok takılmayın giydiğime, yediğime, gezdiğime. Çünkü ben insana insan olduğu için değer veririm. Yaradana inanır, hayattan zevk almayı bir de Ömer Hayyam’ı severim.

Kısaca GÜVEN, sadece GÜVEN burdan gelir.

Ben buyum, siz de hoşça bakın zatınıza…

 

About the Author